Spor/İş
yapacak yavru ile yaşam
Spor
ya da iş yapacak yavrunun eğitim öncesi bakımı, barındırılması ve yapılacak işe
ya da spora göre şekillendirilmesi çok önemlidir. Yavrular istenmeyen
alışkanlıklarını en çok çevre yoluyla edinirler. Çevreyi; barındırıldığı yer,
aile, eş/dost olarak tanımlayabiliriz. Yavru büyütülürken eğitime yönelik
çalışmalar yapılmalı, ne çevreden tamamen izole tutulmalı ne de kontrolsüz bir
şekilde çevrenin etkisine maruz kalmalıdır.
Barınma,
barınmanın sağlığa ve eğitime etkisi:
İki
aylıkken alınmış bir yavrunun kışın bahçede hepimizin bildiği klasik bir köpek
kulübesinde yaşaması, yavru köpeğin sağlığı açısından doğru değildir. Klasik
köpek kulübesinde yaşayan yavru köpek, sürekli olarak kulübenin içerisinde
yaşamayacağı için soğuğa, yağmura maruz kalacaktır. İki aylık bir yavru için
ortam ısısının 10-15 derece arasında olması, zeminin ahşap olması, ıslak ya da
beton zemine sürekli temas etmemesi, rüzgar yönünün hesaba katılarak ortam
hazırlanması yavrunun sağlığı açısından faydalı olacaktır. Hastalanan yavru,
hastalığın derecesine göre verilen ilaçlar(Antibiyotik vs..) ve hastalığın
süresi yavrunun fiziksel olarak gelişimine negatif etki edecektir. Hastalık
süresi içerisinde yapılan uygulamalar (iğne, tedavi vs..) yüzünden bazı
korkulara sahip olması muhtemel olan yavru, yine tedavi süresine bağlı olarak
aşılamanın yapılamaması ve gecikmesi yüzünden sosyalleşme sağlanamayacağı için
her açıdan eksik bir yavru olacaktır.
Eğitime
olan etkisi ise şudur; kontrolsüz bir şekilde sürekli bahçede kalan yavru diğer
insanlarla direkt olarak iletişim kuracak ve doğru ya da yanlış(genellikle
yanlış) bir çok şey öğrenecektir.En iyi köpek, kafası olabildiğince açık olan,
karışık olmayan, öğrenmeye hazır tutulandır. Köpeğe eğitileceği branşa göre bir
ortam hazırlanır ve o doğrultuda çalışmalar yapılır.
Yaklaşık
3X2 m boyutlarında bir köpek evi içerisine, 75X75X110 cm boyutlarında küçük bir
kulübe temin edilir. İç tarafa küçük kulübenin inşa edilmesinin sebebi köpeğin
vücut ısısıyla köpek evinin tamamını ısıtamayacağı içindir. Hava şartlarını
dikkate alarak kulübenin dizaynı değiştirilebilir. Köpeğinizi gün içerisinde
dışarı çıkaramayacak iseniz bu kulübeye ek olarak bir havalandırma
ekleyebilirsiniz. Bu sayede köpek tuvaletini dışarı yapacaktır.
Köpeğinizi
geniş bir bahçeye değil de böyle bir köpek evine koymanızdaki amaç köpeği
insanlardan uzak tutmak değildir. Sahibi yokken insanlardan uzak tutmaktır!
Evde yaşayan biri, köpeği en az 3 kere dışarı çıkarmalı, köpek dışarı
çıktığında egzersiz, oyun ve eğitim ile ilgili çalışmalar yapılmalıdır. Bir
yavrudan bahsedecek olursak yavrunuzun siz yokken başına neler geleceğini
bilemezsiniz. Yavru köpeğiniz her türlü etkiye siz onun yanındayken, sizin
kontrolünüzde maruz kalmalıdır; siz yokken değil. Yavru köpeğinizi oluşabilecek
tehlikelerden uzak tutmalı, olası bir travmayı engellemelisiniz. Eğitime
yönelik tavsiyelere ek olarak; Eğer köpek eğitimini bilmiyorsanız ve sonradan
SchH ve benzeri puana dayalı sporlar yapmayı düşünüyorsanız, köpeğinizi kendi
başınıza eğitmeniz tavsiye edilmez. Zira yanlış öğretilen komutların sonradan
düzeltilmesi kolay olmamaktadır. Eğitim sahip tarafından olacaksa bir eğitmen
ya da bir kulüp eğitmeni nezaretinde kulüpte yapılmalıdır.
Evde
yaşayan yavrular
Evde
yaşayan hayvanların yaşadığı en büyük problemlerin başında az egzersiz, iç ve
dış mekan ısısının ani değişimi sonrası ortaya çıkabilecek hastalıklar,
hiyerarşide sahip ile köpeğin aynı seviyeye çekilmesi sonrası yaşanan itaat
problemleri, sonradan itaati sağlamak için uygulanan düzeltmeler yüzünden
içgüdülerin baskılanmasıdır. Yavru köpekle egzersiz yapmak için her gün yavru
yorulana kadar gezinti yapmak yeterlidir. Yavru yorulduğunda egzersizi
kesmelisiniz. Yavrunuzu gezdirirken göğüs tasması kullanmanız yavrunun kas
yapısına pozitif etki edecektir. 2-5 aylık yavrunun, parklarda, bahçelerde,
ormanda, sizi çekmesini teşvik edebilirsiniz. Zamanı gelince yavruya yanınızda
sizi çekiştirmeden yürümesini öğretmek çok zor değildir. Ev içerisinde yavru
her istediğini yapabilecek şekilde özgür bırakılmamalıdır. Örneğin köpeğiniz
büyüdüğünde koltuğa çıkmasını istemiyorsanız yavruyken de çıkmasına izin
vermeyin. Verilen hakları sonradan geri almak düzeltme yapmadan kolay olmaz!
Liderin siz olduğunu köpeğinize yavruyken öğretmelisiniz. Köpeğiniz istediğinde
değil, her şey siz istediğinizde yapılmalıdır. Örneğin, ağlayarak bir şeylere
sahip olmayı öğrenen yavru bunu öğrenecek ve sürekli kullanacaktır.
Tuvalet
eğitimi: En kolay eğitimdir. Fakat sahiplerin tembelliği, mevsim kış ise
dışarıda yeterince yavru ile zaman geçirilmemesi yüzünden en fazla sıkıntı
duyulan konudur. Köpek eğitimi şartlanma üzerine kurulmuştur. Sürekli eve
çiş/kaka yapan yavru, eve yapmaya alışacağı için dışarıya çiş kaka yapmak
istemeyecektir. Gün geçtikçe kaka ve çiş miktarı arttıkça köpek sahibi artık
yavrunun tuvaletini dışarı yapması gerektiğini düşünerek tuvalet eğitimine başlamak
ister. Fakat iş işten geçmiştir. Saatlerce dışarıda beklemek istemeyen sahip
tekrar eve döner ve yavru tuvaletini tekrar eve yapar. Bu bir kısır döngüdür.
Tuvalet eğitimi yavrunun eve geldiği ilk günden itibaren başlamalıdır. Yavru
köpek eve tuvalet yapmaya şartlanmamalı, dışarı çıkartılmalı ve kaka/çiş
yapmadan eve geri dönülmemelidir. Ne sıklıkta dışarı çıkarmalı sorusuna
verilecek cevap: Ne kadar sık çıkartılırsa o kadar çabuk biter olacaktır. Yavru
köpek tuvaletini dışarı yaptığında hoş bir ses tonuyla birlikte desteklenerek
bir ödül mamasıyla ödüllendirilir. Eve yapması halinde hoş olmayan bir ses
tonuyla düzeltilir. Köpekler tuvaletlerini bulundukları mekana yapmazlar. Kendi
bölgelerinden uzağa yapmak isterler. Bu yüzden box kullanımı faydalıdır. Köpek
taşıma box’ı kullanarak tuvalet kaçırmalarını bir müddet engellemek mümkündür.
Fakat yemekten hemen sonra box’a koyulan ve uzunca bir süre orada tutulan yavru
bu sefer box’a tuvaletini yapabilir ve işler daha da kötüye gidebilir. Box
kullanacaksanız, tuvaletini yapmamış yavrunuzu box içerisinde çok fazla
tutmamalısınız. Köpeğinizin tuvaletinin geldiğini; hareketlerinden, vücut
dilinden anlayabilirsiniz. Tuvalet eğitimine en geç cevap veren yavrular
petshoplardan alınan yavrulardır. Petshoplarda çok küçük kafeslerde tutulan
yavrular bazen haftalarca kakalarını bu küçük kafeslere yaparlar. Bir müddet
sonra yavrular çiş ve kaka ile yaşamayı normal sayarlar ve bu bir alışkanlık
haline gelir.
Köpeğinizin
yemeğini sulu vererek dolaşımı hızlandırabilir, dışarıda geçirilen süreyi
kısaltabilirsiniz. Köpeğinizi beton zeminde değil toprak zeminde
dolaştırabilirsiniz. Mümkünse daha önce eve yapmış olduğu idrar ya da dışkıyı,
köpeğinizin tuvaletini yapmasını istediğiniz bölgeye taşıyabilirsiniz. Sevk
kayışında köpekler tuvaletini yapmak istemeyebilir. Kontrollü bir şekilde sevk
kayışını çıkarabilirsiniz. En çok tuvalet kaçırmaları geceleri ya da sabaha
karşı olmaktadır. Bu yüzden köpeği sabitlemek ya da boxlamak faydalıdır. En son
öğününü sulu bir şekilde verdikten sonra son kez su içmesine izin verilen
köpeğin önünden su kabı kaldırılır. Dışarı çıkartılır, tuvaleti yaptırılır ve
sabaha kadar su içmesine izin verilmez. Sabah erken kalkılır, su verilir ve
hemen dışarı çıkılır.
Bakım;
Yavru köpeğinizin taranmaya ihtiyacı olmasa da köpeğinizi her gün taramanız
faydalıdır. Taranan köpek sizin ona dokunmanıza izin veriyordur ya da
verecektir. Dokunmak köpeğinizle sizin aranızda bir iletişimin olduğunu
gösterir. Köpek sizin dokunmanıza izin veriyorsa veterinere gittiğinizde, bir
yarışmada “stand” yaptığınızda, ve onu idare ederken faydasını göreceksiniz.
Birçok köpek bahçeye bırakılıp unutulmaktadır ve hiçbir şekilde kontak
kurulmamaktadır. Başlangıçta sahibin ilgisizliği yüzünden taranmayan köpek
sonradan sahibi taramak istediğinde köpeğin sahibe olan agresyonu ya da izin
vermemesi yüzünden gerçekleştirilememiştir. Yavruyken oluşturulan altyapı
köpeğin tüm yaşamı boyunca sahip olacağı bir tecrübe haline gelecektir.
Sosyalleşme:
Sosyalleşmeyi insanlar, köpekler/diğer hayvanlar ve çevre olarak üçe
ayırabiliriz. İnsanlarla sosyalleşme hep yanlış anlaşılmaktadır. Yavru köpek,
insanlarla sosyalleşsin diye kalabalık bir arkadaş ya da insan topluluğu
arasında bırakılmamalıdır. Topluluk içerisinde bulunan insanlar korktukları için
ani tepkiler vererek yavruyu korkutabilirler ya da aksine sürekli severek ya da
yemek vererek şımartabilirler. Bunu düzeltmeye çalışan siz, kötü, ceza veren,
arkadaşlarınız ise ödüllendiren, seven olacaklarından ilişkinizde problem
yaşayabilirsiniz. Burada size yavru köpeğinizi insanlardan izole edin demek
istemiyorum. Yavrunuzu insanların arasına sevk kayışında çıkarabilir, onu
kısıtlayabilirsiniz. İnsanlara, yavrunun insanları yeni tanıdığı konusunda
uyarmanız faydalı olacaktır. Yavrular kesinlikle insanlardan izole
bırakılmamalıdırlar. “Koruma yapacak köpek yavruyken insanlardan uzak
tutulmalıdır” görüşü tamamen yanlıştır. Yavru köpek, insanlarla bir arada
tutularak insanlardan korkulmamasını öğrenmelidir. Yavru 6-7 aylık olduğunda
yapılan izolasyon koruma köpeğinde faydalıdır. Koruma ya da arkadaş köpek
olacak bir köpek ne olursa olsun çocuklarla sosyalleştirilmiş olmalıdır.
Çocuklara gösterilecek en ufak agresyon, dominasyon kesinlikle
affedilmemelidir. Köpek sahiplerinin yaşadığı en büyük problemlerden biri diğer
köpeklere havlama, agresyon göstermeleridir. Daha yavruyken ortadan
kaldırılması gereken bu problem sahiplere başlangıçta “yaşasın köpeğim diğer
köpeklerden korkmuyor havlıyor” düşüncesiyle mutluluk vermektedir. Yavru köpek
korktuğu için ya da diğer köpeklerle ilişki kurmayı bilmediği içinde
havlayabilir. Bunu düzeltmek için sevk kayışıyla onu uyarabilir, ‘hayır’
diyebilirsiniz. Ya da havladığı köpeğin dengeli bir köpek olduğundan eminseniz
sevk kayışını açabilirsiniz. (Tecrübeli biriyle yapmanızı öneririm) Çevre
sosyalleşmesinin başında trafik, farklı ortamlar(Orman, göl vs..)çeşitli
zeminler(kaygan, plastik, ahşap, vs..) ve değişik sesler gelmektedir.
Sosyalleşme adım adım, aceleye getirilmeden yapılmalıdır. Sosyalleşme
kesinlikle POZİTİF yöntemlerle yapılmalıdır. Sosyalleşmede negatif yöntemler
kullanamazsınız. Köpeğinize güven vermenizi, onunla bir ekip olduğunuzu
hissettirmenizi ve göstermenizi tavsiye ederim. Köpeğiniz yalnız başına değil
sizinle birlikte, sizin yardımınızla yeni şeyleri tanımalıdır.
Yavruyla
Oyun: Yavruyla ipli toplarla ya da yumuşak ısırma aparatlarıyla dikkatli bir
şekilde oynayabilirsiniz. Top at getir ve benzeri oyunlar oynamak hem oyun hem
de egzersiz açısından faydalıdır. Birçok insan canı sıkılmasın diye oyuncağı
yavrunun yanında bırakmaktadır. Oyuncağa zaten sahip olan yavru sahibiyle belki
oyun oynasa bile, iş eğitime geldiğinde, oyuncak karşılığında köpekten iş
istendiğinde, köpek istekleri yerine getirmeyebilir, ya da oyuncaktan bıkar ve
daha sonra ilgi göstermez. Bu yüzden yavruyla oyuncağını baş başa bırakmayın.
Yavruyu oyundan bıktırana kadar oyun oynamayın. Oyunu, yavrunun istekli olduğu
bir anda bitirin ve oyuncağı kaldırın. Oyuncağın çok değerli bir şey olduğuna
inanın ve yavrunun da buna inanmasını sağlayın.
Eğitim:
Yavru köpeğinizi ezmeden, oyun ve ödül odaklı bir şekilde eğitmeli, aşırı
itaatten kaçınmalısınız. Kesinlikle yavruya düzeltme/ceza uygulanmamalıdır.
Yavrunun cesaretini kıracak, onun karakterini ezecek, onu baskılayacak
davranışlardan kaçınınız. Yavruya cesaret vermeniz, onun yanında olduğunuzu
hissettirmeniz önemlidir. Yavruya pozitif yöntemlerle bazı komutları
öğretebilirsiniz fakat bu çalışmalarda zorlama ve baskı olmamalıdır. Kural
şudur: “Doğru davranış ödüllendirilir, yanlış davranış düzeltilir. Peki, doğru
davranış nedir, yanlış davranış nedir? Ödüllendirme nedir düzeltme nedir? Her
yavruya ya da her köpeğe aynı seviyede ödüllendirme ya da aynı düzeltme
yapılabilir mi? Doğru davranış köpeğin alacağı eğitime göre değişebilir.
Örneğin, kurtarma köpeği olacak yavrunun insana göstereceği agresyonu teşvik
etmek yanlıştır. Fakat, koruma işi yapacak yavrunun agresyonunu baskılamakta
yanlıştır. O yüzden köpeğin yapacağı işi belirleyip o doğrultuda bir plan yapıp
düzenli bir şekilde çalışmak gerekmektedir. Her köpeğe farklı seviyelerde
ödüllendirme ve düzeltme yapılacağından, branşa göre sistem, yöntem belirlemek
gerekir. Bu yüzden bir köpek eğitim kulübüne üye olmanızı ve doğru
yönlendirilmenizi tavsiye ederim.
Sporla
kalın,
Erdinç
Sarımusaoğlu

